6 Şubat depremlerinin ardından kriz yönetimini başarıyla sürdüren Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, yeni dönem vizyonunu açıkladı: “Bu bir makam yarışı değil, yarım kalan bir emaneti tamamlama sorumluluğudur. Adıyaman’ı Kuyulu OSB ile sanayide, Nemrut ve Perre ile konaklamalı turizmde bölgesel kalkınma merkezine dönüştüreceğiz.”
6 Şubat felaketinin ardından yalnızca fiziki yapısını değil; tekstilden gıdaya uzanan üretim çarklarını, istihdam dengelerini ve sosyal dokusunu da ağır bir sınava tabi tutan Adıyaman, kritik bir toparlanma sürecinden geçiyor. Zengin tarım arazileri, gelişmekte olan sanayisi ve Nemrut Dağı ile Perre Antik Kenti gibi dünya çapındaki kültür mirasına rağmen ekonomik potansiyelini katma değere dönüştürmekte yeni adımlara ihtiyaç duyan kent, kriz yönetiminden sürdürülebilir kalkınma dönemine geçmeye hazırlanıyor. Şehrin bu zorlu virajında Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) yönetimini üstlenen Mehmet Torunoğlu, kenti yeniden bölgesel bir cazibe merkezi haline getirecek stratejik vizyonunu paylaştı. Yaklaşan seçimlerde yeniden aday olan Torunoğlu; Kuyulu OSB ile güçlenecek sanayi altyapısından ham maddeyi işleyen entegre tarım-sanayi modeline, Nemrut’u merkeze alan konaklamalı turizm planından dijitalleşme ve finansmana erişim adımlarına kadar Adıyaman ekonomisini ayağa kaldıracak projelerini ve hedeflerini The Tarsha Sun’a anlattı.
Adıyaman iş dünyasının mevcut durumunu göz önüne aldığınızda, sizi Adıyaman TSO başkan adaylığına yeniden yönelten temel motivasyon ne oldu?
Göreve geldiğimiz dönem, Adıyaman’ın yakın tarihinin en zor yıllarına denk geldi. 6 Şubat depremleri yalnızca şehrimizin fiziki yapısını değil; ticaretini, üretimini, istihdamını ve sosyal hayatını da derinden etkiledi. Böyle bir süreçte Odamızı sadece rutin hizmet veren bir kurum olarak görmedik. Üyemizin sorununun olduğu her yerde olmaya, şehrimizin taleplerini Ankara’da ve ilgili bütün platformlarda dile getirmeye gayret ettik.
Bugün ise artık yalnızca yaraları sarmayı değil, Adıyaman’ın geleceğini yeniden inşa etmeyi konuşmamız gerekiyor. Yeniden aday olma motivasyonumun temelinde de bu var. Başladığımız işleri tamamlamak, şehrimizin önünde açılan yeni yatırım fırsatlarını değerlendirmek ve Adıyaman’ı üretimiyle, ihracatıyla, tarımıyla ve turizmiyle bölgesinde daha güçlü bir ekonomik merkez haline getirmek istiyoruz.
Bu dönemi bir makam yarışı olarak değil, yarım kalan bir sorumluluğun ve şehrimize karşı taşıdığımız emanetin devamı olarak görüyorum.

Yeni görev sürecinizde Adıyaman TSO için belirlediğiniz en öncelikli 3 stratejik hedef nedir?
Yeni dönemde üç temel önceliğimiz olacak.
Birincisi; üretim, yatırım ve ihracat. Kuyulu OSB başta olmak üzere yeni yatırım alanlarımızı etkin biçimde değerlendirmek, Adıyaman’a yeni sanayi yatırımları kazandırmak ve mevcut firmalarımızın büyümesini sağlamak istiyoruz.
İkincisi; turizm ve şehir ekonomisinin çeşitlendirilmesi. Adıyaman, Nemrut Dağı gibi dünya çapında bir değere sahip olmasına rağmen turizmden hak ettiği ekonomik payı alamıyor. Hedefimiz turistin sadece gelip Nemrut’u görüp ayrıldığı değil; şehir merkezinde kaldığı, alışveriş yaptığı, gastronomimizi tanıdığı ve ilçelerimizi gezdiği bir turizm ekonomisi oluşturmak.
Üçüncüsü ise üye odaklı, dijital ve güçlü bir oda yapısı. Üyelerimizin Odaya gelmeden daha fazla işlemini gerçekleştirebildiği, sorunlarını hızla iletebildiği ve karar alma mekanizmalarına daha fazla katıldığı yeni nesil bir oda modeli oluşturmak istiyoruz.

Geçmiş dönem çalışmalarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz; yeni dönemde hangi noktalarda farklılaşmayı hedefliyorsunuz?
Geride bıraktığımız dönemi normal şartlarda geçen bir görev dönemi olarak değerlendirmek mümkün değil. Deprem sonrasında üyelerimizin ayakta kalabilmesi, ticaretin devam etmesi, finansman, destekler, Yerinde Dönüşüm ve yeniden yapılanma süreçlerinde iş dünyamızın sesi olmak temel önceliğimizdi.
Bunun yanında şehrimizin geleceğine dönük projelerden de vazgeçmedik. Özellikle yeni sanayi alanlarının oluşturulması ve Kuyulu OSB’nin yatırım aşamasına gelmesi bizim açımızdan son derece önemli.
Yeni dönemde ise kriz yönetiminden büyüme ve atılım dönemine geçmek istiyoruz. Daha fazla proje üreten, yatırımcıya ulaşan, ihracatı destekleyen, turizm ekonomisini geliştiren ve üyelerinin önünü açan bir oda hedefliyoruz.
Geçmiş dönemde üyemizin yanında olan bir Oda olduk; yeni dönemde bunun üzerine üyemize yeni pazarlar ve yeni fırsatlar açan bir Oda anlayışını ekleyeceğiz.

Adıyaman’ın tarım, sanayi ve turizm potansiyelini bir araya getiren entegre bir ekonomi modeli planınız var mı?
Kesinlikle var. Adıyaman’ın geleceğinin tek bir sektöre bağlı olmaması gerektiğini düşünüyoruz.
Tarımda ürettiğimiz ürünü ham madde olarak şehir dışına göndermek yerine burada işlemek, paketlemek, markalaştırmak ve ihraç etmek zorundayız. Bu noktada tarıma dayalı sanayi yatırımlarını artırmak istiyoruz.
Sanayide mevcut sektörlerimizi güçlendirirken daha yüksek katma değerli üretime ve yeşil dönüşüme yönelmeliyiz. Kuyulu OSB’yi de bu vizyonun önemli parçalarından biri olarak görüyoruz.
Turizm ise bu modelin üçüncü güçlü ayağı olacak. Nemrut Dağı, Perre Antik Kenti, Arsemia, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüsü ve şehrimizin diğer tarihi, kültürel ve doğal değerleri birlikte ele alınmalı. Gastronomiyi, yerel ürünleri ve kırsal turizmi de bu zincire eklemeliyiz.
Böylece çiftçimizin ürettiği ürün sanayicimiz tarafından işlenecek, markalaşacak; şehrimize gelen turist de bu ürünleri satın alacak. Yani tarım, sanayi, ticaret ve turizm birbirini besleyen bir ekonomik ekosisteme dönüşecek.

Kentteki yerel sanayicilerin ve KOBİ’lerin ihracat kapasitelerini artırmaya yönelik ne tür somut projeler tasarlıyorsunuz?
Öncelikle ihracat yapmak isteyen firmalarımızı tek tek belirlemek istiyoruz. Çünkü her firmanın ihtiyacı aynı değil. Birinin pazara erişim, diğerinin sertifikasyon, finansman veya dış ticaret personeli sorunu bulunuyor.
Oda bünyesinde firmalarımıza hedef ülke ve pazar analizi, ihracat danışmanlığı, e-ihracat, devlet destekleri ve uluslararası fuarlara katılım konularında daha sistematik destek vereceğiz.
Alım heyetleri ve ticaret heyetlerini artırmak, üyelerimizi yurt dışındaki potansiyel müşterilerle doğrudan buluşturmak istiyoruz.
Hedefimiz ihracat yapan firma sayımızı artırırken mevcut ihracatçılarımızın da yeni ülkelere ve daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesini sağlamak.

OSB’lerdeki altyapı, enerji ve yatırım alanı sorunlarının çözümüne yönelik odanın üstleneceği rol sizce ne olmalıdır?
Oda burada sadece sorunları ilgili kurumlara ileten bir yapı olmamalı; çözümün takipçisi ve yatırım süreçlerinin aktif paydaşı olmalıdır.
Özellikle enerji maliyetleri, altyapı, lojistik, nitelikli iş gücü ve yatırım alanlarına erişim sanayicimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
Kuyulu OSB’nin hayata geçirilmesi için uzun süredir önemli bir emek ortaya koyduk. Şimdi burayı yatırımcıyla buluşturma zamanı. Yeşil OSB anlayışını merkeze alan, enerji verimliliğini ve yenilenebilir enerjiyi önemseyen, geleceğin sanayi ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yatırım bölgesi oluşturmak istiyoruz.
Adıyaman’ın coğrafi konumunu da avantaja dönüştürerek şehrimizi bölgesel bir üretim ve yatırım merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz.

Adıyaman TSO üyelerinin oda hizmetlerinden ve bürokratik süreçlerden beklentilerini karşılamak adına dijitalleşme ve kurumsal reform planlarınız var mı?
Yeni dönemin en önemli başlıklarından biri dijitalleşme olacak.
Üyelerimizin Odaya gelmeden mümkün olan en fazla işlemi yapabildiği, taleplerini ve sorunlarını dijital ortamda iletebildiği, desteklerden ve mevzuat değişikliklerinden hızlı şekilde haberdar olabildiği bir sistem hedefliyoruz.
Ancak bizim dijitalleşmeden anladığımız üyeyle aramıza teknoloji koymak değil. Tam tersine teknolojiyi kullanarak üyemize daha hızlı ulaşmak.
Odamızın kapısı nasıl bugüne kadar üyelerimize açık olduysa yeni dönemde de açık olacak. Teknoloji hızımızı artıracak ancak üyeyle birebir temasımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Farklı meslek komitelerinin ve genç/kadın girişimcilerin oda yönetiminde daha aktif yer almasını sağlamak için nasıl bir mekanizma kurmayı düşünüyorsunuz?
Odanın gücü ortak akıldan gelir. Meslek komitelerimizin yalnızca toplantı yapan değil, kendi sektörleri için politika ve proje üreten yapılar haline gelmesini istiyoruz.
Her sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini doğrudan kendi temsilcilerinden dinleyeceğiz. Komitelerimizin hazırladığı önerilerin yönetim düzeyinde takip edildiği daha etkin bir mekanizma kuracağız.
Genç ve kadın girişimcilerimizin de sadece belirli etkinliklerde değil, Odanın ekonomik vizyonunun oluşturulmasında daha fazla söz sahibi olmasını istiyoruz.
Tecrübeyle gençliği, geçmişle geleceği bir araya getiren; hiçbir kesimi dışarıda bırakmayan bir yönetim anlayışından yanayız.

Kentteki girişimcilerin ve tüccarların finansmana erişimde yaşadığı zorlukları aşmak için bölgesel veya ulusal bazda ne gibi girişimleriniz olacak?
Bugün iş dünyamızın en önemli sorunlarının başında finansmana erişim ve finansman maliyetleri geliyor. Deprem yaşamış bir şehirde faaliyet gösteren işletmelerimizin Türkiye’nin diğer şehirleriyle aynı şartlarda değerlendirilmesinin her zaman adil sonuçlar doğurmadığını düşünüyoruz.
Bu nedenle kredi, KGF, KOSGEB ve benzeri destek mekanizmalarında deprem bölgesine yönelik pozitif ayrımcılık talebimizi sürdüreceğiz.
Üyelerimizin uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişebilmesi için TOBB, bankalar ve ilgili bakanlıklar nezdinde girişimlerimizi devam ettireceğiz.
Biz üyemizin sorununun yalnızca Adıyaman’da konuşulmasını değil, çözümün olduğu her platforma taşınmasını Odanın temel görevlerinden biri olarak görüyoruz.

Adıyaman’a ulusal ve uluslararası doğrudan yatırım çekmek amacıyla hazırladığınız bir teşvik ve tanıtım stratejisi bulunuyor mu?
Adıyaman’ın artık yatırımcı bekleyen değil, yatırımcıya giden bir şehir olması gerekiyor.
Yeni dönemde Adıyaman’ın yatırım imkânlarını profesyonel bir şekilde ortaya koyan kapsamlı bir yatırım tanıtım çalışması yapmak istiyoruz. Sanayi parsellerinden teşviklere, iş gücü potansiyelinden lojistik avantajlara, enerji imkânlarından turizm yatırım alanlarına kadar yatırımcının ihtiyaç duyacağı bilgileri tek noktada sunacağız.
Kuyulu OSB burada en güçlü argümanlarımızdan biri olacak. Ancak yatırım tanıtımını sadece sanayiyle sınırlandırmayacağız.
Adıyaman’ın turizmde ciddi bir yatırım açığı ve aynı zamanda büyük bir fırsatı bulunuyor. Nitelikli konaklama tesisleri, gastronomi, tur operatörlüğü, kültür ve doğa turizmi alanlarında ulusal ve uluslararası yatırımcıları şehrimize davet edeceğiz.
Nemrut gibi dünya çapında bilinen bir markanın bulunduğu şehirde turizmi çok daha büyük bir ekonomik değere dönüştürebileceğimize inanıyorum.

Eklemek istediğiniz başka konular varsa dinlemek isteriz..
Adıyaman çok ağır bedeller ödedi. Şimdi önümüzde yeni bir dönem var.
Biz geçmişimizi unutmadan geleceğimizi kurmak istiyoruz. Deprem sonrasında gösterdiğimiz dayanışmayı şimdi ekonomik kalkınmaya dönüştürmenin zamanı.
Yeni dönemde hedefimiz yalnızca daha güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odası oluşturmak değil; daha fazla üreten, daha fazla ihraç eden, daha fazla yatırım alan ve turizmden daha fazla pay alan bir Adıyaman oluşturmak.
Bunu tek başına bir kişinin veya kurumun başarabileceğine de inanmıyorum. Kamu kurumlarımızla, belediyelerimizle, üniversitemizle, sanayicimizle, esnafımızla, çiftçimizle, gençlerimizle ve kadın girişimcilerimizle birlikte hareket etmek zorundayız.
Çünkü bizim anlayışımızda Oda bir kişinin değil, üyelerinin ortak evidir; şehir de hepimizin ortak geleceğidir.
Yeni dönemde de geçmişin tecrübesini geleceğin vizyonuyla buluşturan, ortak aklı esas alan ve üyelerinin karşısına başı dik çıkabilen bir yönetim anlayışıyla yolumuza devam etmek istiyoruz.
