Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen “Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor” programında kentin 24 tescilli ürünü ile başvurusu yapılan 12 yeni ürünü tanıtıldı. Programda üreticilere müjde veren Başkan Vahap Seçer, 2026 yılı tarımsal destek bütçesini %71 artırarak 367 milyon liraya çıkardıklarını açıkladı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin evsahipliğinde Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi, Mersinden Kadın Kooperatifi, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ACİMER), Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜCİTA) ve Slow Food Türkiye’nin katkılarıyla ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programı gerçekleştirildi. Mersin’in coğrafi işaretli yerel ürünlerinin korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir kalkınma açısından değerlendirilmesi amacıyla düzenlenen programda üreticiler, kooperatifler, kamu kurumları, akademisyenler, gastronomi temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi. Coğrafi işaretlerin bütüncül bir kalkınma aracı olduğuna dair ortak farkındalık oluşturulması hedefiyle gerçekleştirilen programda; Mersin’in hafızasını, üretim kültürünü, toprağın karakterini, kuşaklar arası birikimi koruyan araçlardan olan 24 coğrafi işaretli ürün tanıtılırken aynı zamanda coğrafi işaret tescil başvurusu yapılan 12 ürünün de detaylarına yer verildi.
Seçer: “Öz değerlerimize Noter tasdiki vurmak taklitlerinden sakının dememiz gerekiyor”
Mersin’in tarih ve kültürel birikim üzerine kurulu bir şehir olduğunun vurgusunu yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kentin öz değerlerinin çok fazla olduğunu dile getirdi. Kentteki gastronomi kültürünün de büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “Toros Dağları’nın bize sunduğu zenginliği görmemek, inkar etmek mümkün değil. Toros Dağları’na çıkın dünyanın birçok yerinde olmayan endemik bitkiler görürsünüz ve değerlendirebilirseniz bunların bugünkü dünyada ekonomik değeri çok yüksek. Muzunuz, Tarsus Beyaz Üzümünüz, Tarsus İnciriniz, Mut Zeytininiz ve Mut Kayısınız var. Her şey güzel. Her şey var ama sadece üretmekle olmuyor. Buna bir değer katmak, bir hikâye yazmak gerekiyor. Bugünkü toplantının amacı budur. Bizim öz değerlerimize noter tasdiki vurmak, ‘Taklitlerinden sakının!’ demek gerekiyor. Dünyanın her pazarında satılan bu bölgenin ürünlerinin, bu bölgeye ait olduğu gerçeğini oradaki tüketicilere sunmak ve onları cazibeli ürün haline getirmeliyiz. Mersin’de neden 24 coğrafi işaret tescili olan ürün olsun, neden 124 olmasın? Bizim için Anadolu topraklarının her köşesi kutsal ve değerli. Ama Mersinimizin değerlerini de açığa çıkarmamız lazım” dedi.
“2026 yılında tarımsal destek bütçesini yüzde 71 artırdık”
Mersin Büyükşehir’in tarımsal üretim destek projelerinde özellikle üretici kadınlara büyük önem gösterdiklerini ifade eden Başkan Seçer, “Üreticiler Fide-fidan, alet-ekipman, sulama borusu, arıcılık, balıkçılık gibi tarıma dair pek çok üretim kaleminde destek sağlıyoruz. Örneğin Güneş Enerji Santrali (GES) teknolojileri için 2024 seçimlerinden sonra yeni bir projemizi uygulamaya aldık. Kooperatiflerimize; ‘Siz ürünlerinizi sulamak için güneş enerjisini kullanın, yaptığınız yatırımların yüzde 50’sini biz verelim’ diyoruz”dedi. Üretime ve üreticiye verdikleri önemin, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bütçesindeki artış ile de gözlemlenebilir. 2025 yılında tarımsal desteklere 215 milyon lira kaynak ayırmıştık. 2026 yılında bu rakamı yüzde 71 artırarak 367 milyon liraya çıkardık” diye konuştu.
“Üretimin değerinin, alın terinin ve helal kazancın ne olduğunu gayet iyi biliyoruz”
Doğal ve geleneksel ürünlerin korunmasının önemine değinen Seçer, şöyle devam etti: “Artık dünya ve tarım teknolojileri değişti. Çocukluğumuzdaki portakalın, elmanın tadını alamıyoruz. Çocukluğumuzda aldığımız tadı, rayihayı tekrar alabilmek için bizim bu ürünlerimizin tescilini yaptırıp, üreterek pazara sunmamız lazım. Emin olun aynı geliri elde edebiliriz. Mersin’de geleneksel ürünlerin yeniden üretime kazandırılması için çalışmalarımız devam ediyor. Silifke’nin sarı buğdayı, Gülnar’ın nohutu ve Leklek fasulyesi gibi örneklerle bu sürecimiz devam ediyor.”
Çakır: “Coğrafi işaretler kent gastronomisini ve kent turizmini besleyen çok önemli bir değerimiz”
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca üreticiyi değil tüketiciyi ve yerel değerleri de koruyan önemli bir mekanizma olduğunu belirterek, bu tescillerin kentlerin marka değerine ve ihracat potansiyeline katkı sunduğunu söyledi. Çakır, “Geleneksel ve yöresel ürünlerimizi doğru şekilde tescil altına aldığımız zaman aslında kentimize çok güzel bir marka değeri kazandırıyoruz. Coğrafi işaretler; kent gastronomisini ve turizmini besleyen çok önemli değerlerdir. Coğrafi işaretler aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına katkı sunar. Bu süreçte ürünlerin tariflerinin kayıt altına alınmasının nesilden nesile aktarımı sağlamaktadır. Örneğin Bozyazı Kavutu’nu görebiliriz. Katma değerli ürün dediğimiz, bir hikâyesi olan ürünlerdir. Bunun güzel de bir hikâyesini yazdığımız zaman biz bunları yurt dışında satabilme avantajı sağlayabiliriz” dedi.
Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin öyküsünü üreticilerle paylaştı
Başkan Seçer, açılış konuşmalarının ardından YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Gelenekten Geleceğe: Coğrafi İşaretler ve Türkiye’nin Yol Haritası’ başlıklı açılış konferansına katıldı. ACİMER Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansta konuşan Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin değerini ve geçmişten bugüne hikâyesini aktardı. Türkiye’nin bin 806 adet coğrafi işaretli ürününe dair önemli değerlendirmeler yapan Prof. Dr. Tekelioğlu, Mersin’in öz değerlerine ve yerel lezzetlerinin gelişimine yönelik önemli bir strateji de çizdi.
Lokmanoğlu, Slowfood’un “İyi, Temiz ve Adil Gıda” felsefesini anlattı
Slow Food Türkiye Ağ Koordinatörü ve Uluslararası Slow Food Konsey Üyesi Yasmina Lokmanoğlu ise konuşmasında Slow Food’un “İyi, Temiz ve Adil Gıda” felsefesini anlattı. Yerel tohumların korunmasından üreticinin sürdürülebilir yöntemlerle üretim yapmasına, ürünlerin Yeryüzü Pazarlarında aracısız olarak tüketiciye ulaşmasına ve şeflerin bu ürünleri gastronomi dünyasında görünür kılmasına kadar uzanan bütüncül bir modeli aktardı. Lokmanoğlu ayrıca yerel tohumların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasının önemine dikkat çekerek, gastronomi festivallerinin üreticilere sağladığı ekonomik katkıyı örneklerle paylaştı. Birçok üreticinin yıllık gelirinin önemli bir bölümünü festival satışlarından elde ettiğini belirtti.
Konferansın tamamlanmasının ardından Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer tarafından Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu’na iğne oyasından yapılan teşekkür plaketi takdim edildi. Açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile sona ererken; Başkan Seçer ile Meral Seçer, üretici kadınların çiçekleri ile uğurlandı.



