DOSİAD: “Diyarbakır’ın geleceği ihracattadır”

Kent ekonomisinde köklü bir zihniyet değişimi talep eden DOSİAD, küresel pazarda kent rekabetini artırmak için kamuoyu oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Bu hedefler doğrultusunda ihracatı güçlendirecek altyapı yatırımlarının acilen yapılması çağrısında bulunan DOSİAD Başkanı Mehmet Ali Sağır, bu hamlenin ilk etabının da Diyarbakır İhracat Akademisi olması çağrısı yaptı. 

Diyarbakır Organize Sanayi İş İnsanları Derneği (DOSİAD), kenti küresel ticaret ligine taşıyacak vizyoner bir çıkışa imza atarak kalkınmanın şifresini ihracat olarak ilan etti. DOSİAD Başkanı Mehmet Ali Sağır tarafında yayınlanan bildiride, Diyarbakır’ın ekonomik geleceğinin dar kalıplara sıkıştırılamayacak kadar büyük olduğu vurgulanırken, yerel üretimin uluslararası pazarlara açılması için daha güçlü bir altyapı seferberliği çağrısı yaptı. Bu stratejik dönüşümün merkezine “İhracat Akademisi” projesini koyan DOSİAD, kentin sahip olduğu devasa genç nüfus potansiyelini küresel ticaretin aktörü haline getirmeyi hedefliyor. Kredi Garanti Fonu desteklerinin adil dağıtımı ve kamu kaynaklarının şeffaf yönetimiyle desteklenecek bu hamlenin, Diyarbakır’ı bölgenin ihracat üssü yapacağı belirtilerek tüm iş dünyasına ve kurumlara ortak mücadele çağrısı yapıldı.

Hukukun üstünlüğünü, demokratik katılımı, şeffaflığı, liyakati, üretimi, istihdamı ve ihracatı esas alan bir anlayışla kentin ekonomik geleceğine katkı sunmaya devam edeceklerini ifade eden DOSİAD Başkanı Mehmet Ali Sağır, “Bizim temel ilkemiz açıktır: Halkın menfaati, hiçbir kişi, grup ya da yapının çıkarından aşağıda görülemez; her türlü kişisel ve kurumsal çıkarın üzerindedir. Diyarbakır’ın geleceği dar çevrelerin değil, bu kentte yaşayan herkesin ortak iradesiyle şekillenmelidir. Kentimizin ekonomisine yön veren bazı kurumlarda uzun yıllardır devam eden yönetim anlayışının, toplumda güven duygusunu zedelediği, demokratik katılımı azalttığı ve umut kırıklığı oluşturduğu yönünde ciddi değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu nedenle hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmaların tek amacı; kişileri değil, hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz uygulamaları yargının denetimine taşımaktır. Organize Sanayi Bölgesi seçimlerine ilişkin başvurularımız da bu anlayışın bir sonucudur. Nihai değerlendirme elbette bağımsız yargıya aittir” dedi. 

“Gençlerimizin sanayi üretimine katılım oranının düşük seviyelerdedir”

Yaklaşık 28.000 üyeye sahip ekonomik üst kuruluşlarda seçimlere katılımın yaklaşık %10 seviyesinde kalmasının demokratik temsil ve katılım açısından üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu kaydeden Mehmet Ali Sağır, “İş dünyamızın kendi kurumlarına sahip çıkması, aidat yükümlülüklerini yerine getirmesi, şirket kayıtlarını aktif hale getirerek en temel demokratik hak olan oy kullanma hakkını kullanması büyük önem taşımaktadır. Diyarbakır’da 19-25 yaş grubunda yaklaşık 353 bin gencimiz bulunmaktadır. Buna rağmen gençlerimizin sanayi üretimine katılım oranının düşük olması, üretim odaklı kalkınma politikalarının güçlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. DOSİAD olarak gençlerimizi yalnız bırakmayacak; onları üretime, girişimciliğe, teknolojiye ve ihracata yönlendirecek projeleri hayata geçirmek için kararlılıkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Finansman imkânları adil, şeffaf ve denetlenebilir kriterlerle kullandırılmalı”

DOSİAD olarak sanayi yönetimindeki paydaş kurumlardan beklentilerini sıralayan Mehmet Ali Sağır, şöyle devam etti: “Diyarbakır’da İhracat Akademisi kurulmasını, bölgemize hizmet edecek güçlü bir ihracat yapılanmasının oluşturulmasını, Kredi Garanti Fonu kefaletli finansman imkânlarının adil, şeffaf ve denetlenebilir kriterlerle kullandırılmasını, kamu kaynaklarının ve ekonomik destek mekanizmalarının toplum yararını esas alan bir anlayışla yönetilmesini savunuyoruz. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirlik, güçlü ekonomilerin temelidir. Bu nedenle geçmiş dönemlerde kullandırılan ekonomik desteklerin ve uygulamaların ilgili kamu kurumları tarafından hukuki çerçevede incelenmesinin, kamu vicdanını güçlendireceğine inanıyoruz.”

“Şehrin kaynakları, imkânları ve geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur”

DOSİAD olarak hiçbir kişiyle veya kurumla kişisel bir mücadele içinde olmadıklarını vurgulayan Başkan Sağır, “Mücadelemiz; hukukun üstünlüğü, adalet, şeffaflık, fırsat eşitliği ve Diyarbakır’ın ekonomik kalkınması içindir. Tüm iş dünyamızı, sivil toplum kuruluşlarını, gençlerimizi ve hemşehrilerimizi ortak akıl etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Bu şehir hepimizin ortak evidir. Bu şehrin kaynakları, imkânları ve geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur. Halkın menfaati ise her türlü kişisel ve kurumsal çıkarın üzerindedir. Bu ilke, DOSİAD’ın değişmeyen duruşu ve mücadelesinin temelidir” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı. 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...