Lider Sistem birleşmesinin ardından TSK Bulut Bilişim 2’nci Veri Merkezi Yapım İşi’ni üstlenen MİA Teknoloji, Eskişehir’de hayata geçirilecek projede yerli ve millî güvenlik çözümlerini uçtan uca sistem entegrasyonuyla geleceğe taşıyor.
Lider Sistem Teknolojileri ile birleşmesini tamamlayan MİA Teknoloji, TSK Bulut Bilişim 2’nci Veri Merkezi Yapım İşi kapsamında veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedarikinden mühendislik, projelendirme, sistem entegrasyonu, test ve devreye almaya uzanan süreçlerde sorumluluk üstlenecek. Şirket, bu projeyle veri merkezi ve güvenlik teknolojilerindeki çözüm sağlayıcılığı, sistem entegrasyonu ve saha mühendisliği kabiliyetini kritik dijital altyapılarda daha geniş bir sorumluluk alanına taşıyor. MİA Teknoloji, kritik dijital altyapılarda üstlendiği sistem sorumluluğunu veri merkezi teknolojileri alanında yeni bir projeyle genişletiyor. Şirket, TSK Bulut Bilişim 2’nci Veri Merkezi Yapım İşi kapsamında Gürbağ Savunma ve Teknoloji Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den sipariş onayı aldı. Projenin Faz 1 kapsamındaki bedeli KDV dahil 931.200 ABD Doları olurken, kısa süre içerisinde projenin ilerleyen aşamalarında ilave fazların gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Proje kapsamında veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedariki ile mühendislik, projelendirme, sistem entegrasyonu, test, devreye alma ve ilgili diğer teknik hizmetler gerçekleştirilecek. Çalışmada, MİA Teknoloji’nin yerli ve millî güvenlik yazılım çözümleri ile Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii şirketlerinden birinin yerli ve millî güvenlik ürün ve çözümleri, entegre bir sistem mimarisi altında bir araya getirilecek.

“Asıl değer, teknolojiyi güvenilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir bir sistem gücüne dönüştürebilmektir”
MİA Teknoloji Kurucu Ortak & Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Beltekin, projenin şirketin yeni dönem mühendislik yaklaşımının ve Lider Sistem Teknolojileri ile tamamlanan birleşmenin somut çıktılarından biri olduğunu belirterek “Lider Sistem ile tamamladığımız birleşmenin ardından hedefimiz, kritik sistemlerde daha büyük ve daha katmanlı mühendislik sorumlulukları üstlenmek. Bu projede kendi yerli ve millî güvenlik yazılım çözümlerimizi, Türkiye’nin güçlü savunma sanayii ekosisteminde geliştirilen yerli ve millî teknolojilerle ortak bir sistem mimarisi altında buluşturuyoruz. Veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedarikinden mühendislik, sistem entegrasyonu, test ve devreye almaya kadar geniş bir sorumluluk üstleniyoruz. Bizim için asıl değer, farklı teknoloji bileşenlerini tek tek kullanmak değil; onları güvenilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir bir sistem gücüne dönüştürebilmek” dedi.
“Veri merkezleri anayurt güvenliğinin kritik hatları arasındadır”
Dijitalleşmenin kamu, savunma, enerji, finans ve haberleşme altyapılarındaki ağırlığının artmasıyla birlikte veri merkezlerinin ülkelerin operasyonel sürekliliği ve dijital egemenliği açısından stratejik altyapılar arasında daha belirgin bir konuma geldiğine dikkat çeken Gökhan Beletkin, “Günümüzde güvenlik yalnızca bir tesisin fiziksel sınırlarının korunması anlamına gelmiyor. Kritik verinin işlendiği ve saklandığı dijital altyapıların; fiziksel güvenlik, kimlik, görüntü, veri, siber güvenlik ve operasyon katmanlarıyla bütünleşik biçimde yönetilmesi, millî güvenlik ve kritik altyapı dayanıklılığı açısından giderek daha fazla önem taşıyor. Eskişehir’de gerçekleştirilecek veri merkezi projesi, Türkiye’de geliştirilen teknoloji kabiliyetlerinin kritik dijital altyapılarda bağımsız ürünler olarak değil, bütünleşik sistem mimarisinin parçaları olarak konumlandırılması açısından önem taşıyor. Proje aynı zamanda Lider Sistem Teknolojileri’nin mevcut ve potansiyel proje portföyü, iş ilişkileri, insan kaynağı, teknik ve operasyonel yetkinlikleri ile iş geliştirme kapasitesinin MİA Teknoloji bünyesinde bütünleşmesinin; daha geniş kapsamlı sistem sorumluluklarına dönüşmeye başlamasının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
Uçtan uca sistem sorumluluğunu üstlenecek
Proje kapsamında veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedariki ile mühendislik, projelendirme, sistem entegrasyonu, test, devreye alma ve ilgili diğer teknik hizmetleri aynı mühendislik zinciri içerisinde ele aldıklarını ifade eden Beletkin, şöyle devam etti: “Bu model, özellikle yüksek güvenilirlik ve kesintisiz çalışma gerektiren veri merkezi projelerinde farklı üreticiler tarafından geliştirilen teknolojilerin proje ihtiyacına göre seçilmesine ve ortak bir sistem mimarisi altında birlikte çalıştırılmasına imkân sağlıyor. Veri merkezlerini yalnızca fiziksel altyapı veya teknoloji tedariki olarak görmüyoruz. Kritik olan; farklı teknoloji katmanlarını doğru mühendislik mimarisi altında bir araya getirmek ve sistemin tamamının güvenilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir biçimde çalışmasını sağlamak. Bu projede veri merkezi ve güvenlik teknolojilerinin tedarikinden mühendislik ve entegrasyona, testten devreye almaya kadar geniş bir sorumluluk üstleniyoruz.”
Yerli ve millî teknoloji, esnek veri merkezi mimarisiyle buluşacak
Eskişehir’de gerçekleştirilecek projede MİA Teknoloji’nin yerli ve millî güvenlik yazılım çözümleri ile Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından birinin geliştirdiği yerli ve millî güvenlik ürün ve çözümleri ortak bir veri merkezi ve güvenlik mimarisi içerisinde buluşturulacağını kaydeden Gökhan Beletkin, “Bu alandaki önemli mühendislik kabiliyetlerimizden birisi, belirli bir üreticiye veya kapalı bir donanım ekosistemine bağımlı kalmadan sistem tasarlayabilmemizdir. Bu esneklik; proje gereksinimlerine göre farklı teknoloji ve donanım bileşenlerinin seçilmesine, mevcut ve yeni altyapılarla entegre edilmesine ve ortak bir mühendislik mimarisi altında birlikte çalıştırılmasına olanak sağlıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin güçlü savunma ve teknoloji ekosisteminde geliştirilen ürünlerin sistem seviyesinde daha etkin kullanılmasını destekliyor. MİA Teknoloji, Lider Sistem Teknolojileri ile oluşan yeni yapıda veri merkezi ve kritik sistem yaklaşımını; çözüm sağlayıcılığı, sistem entegrasyonu, yerli mühendislik hâkimiyeti, birlikte çalışabilirlik ve uçtan uca sürdürülebilirlik ekseninde ele alıyor. Amaç, farklı teknoloji bileşenlerini tekil ürünler olmaktan çıkararak görev odaklı ve sürdürülebilir bir sistem gücüne dönüştürmek” diye konuştu.
