Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Alan Yönetim Planı güncelleme çalışmaları 6 yıl gecikmeyle başladı

Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen Alan Yönetim Planı güncelleme süreci kapsamında Diyarbakır Kent Konseyi, geniş katılımlı bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve Dünya Miras Alanı’nın bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi amacıyla yürütülen Alan Yönetim Planı güncelleme süreci kapsamında, Diyarbakır Kent Konseyi tarafından ÇandAmed (Sezai Karakoç) Kültür ve Kongre Merkezi’nde Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, ilçe belediye eşbaşkanları, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, akademisyenler, Kent Konseyi üyeleri, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Kent Konseyi Eşbaşkanı Serdar Keskin, Alan Yönetim Planı güncelleme sürecinin kent açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirtti. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmasının yalnızca bir tescil anlamına gelmediğini vurgulayan Keskin, bu statünün aynı zamanda mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda kentin bütün bileşenlerine sorumluluk yüklediğini ifade etti. Miras alanının yalnızca surlardan oluşmadığına dikkat çeken Keskin; Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri, On Gözlü Köprü, Suriçi’nin sokakları, tarihi yapıları, su kaynakları, üretim kültürü, kent belleği ve bu alanlarla yüzyıllardır ilişki kuran insanların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Keskin, “Karşımızda tek tek korunması gereken yapılardan çok daha fazlası bulunmaktadır. Karşımızda yaşayan bir kültürel peyzaj vardır” diyerek alan yönetiminin salt teknik bir planlama meselesine indirgenmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Alan Yönetim Planı ortak bir gelecek sözleşmesidir”

Alan Yönetim Planı’nın kentin mirasıyla kuracağı ilişkinin temel çerçevesini oluşturduğunu ifade eden Keskin; koruma ile günlük yaşam arasındaki dengenin kurulması, Hevsel’de tarımsal üretimin devamlılığı, Suriçi’nde yaşayanların ihtiyaçları, Dicle Vadisi’nin ekolojik bütünlüğü, turizm faaliyetleri ve yeni projelerin kültürel mirasa etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kent Konseyinin bu süreçteki rolüne de değinen Keskin, kentin farklı kesimlerinin aynı masa etrafında buluşmasının önemini vurgulayarak şöyle konuştu: “Alan Yönetim Planının yalnızca ilgili kamu kurumlarının hazırladığı teknik bir doküman olarak kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Belediyelerin, kamu kurumlarının, üniversitelerin, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin, uzmanların, mahallelerin, Hevsel’de üretim yapan çiftçilerin, Suriçi’nde yaşayanların, esnafın, kadınların ve gençlerin sürece dahil edilmesi gerekiyor. Dünya Mirasını korumak yalnızca kurumların değil, bütün kentin sorumluluğudur” dedi.

“Kurumlar arası güçlü koordinasyon mekanizması kurulmalı”

Alan Yönetim Planının uygulanabilir bir belge olması gerektiğini ifade eden Keskin, imar, kültürel miras, çevre, tarım, ulaşım, altyapı, turizm ve kültür politikalarının birbirinden kopuk biçimde yürütülmemesi gerektiğini belirtti. Güncellenecek planda kurumlar arasında açık ve sürdürülebilir bir koordinasyon mekanizmasının oluşturulmasının önemine işaret eden Keskin; “Burada hangi kurumun hangi eylemden sorumlu olacağı, kaynakların nasıl kullanılacağı, hedeflerin hangi takvimde gerçekleştirileceği ve sonuçların nasıl izleneceğinin açık biçimde ortaya konulması gerekiyor. Kent Konseyimiz yalnızca plan hazırlama sürecine değil, planın uygulanması ve sonuçlarının izlenmesine yönelik katılımcı mekanizmaların oluşturulmasına da katkı sunmaya hazırdır” diye konuştu.

Bucak: “Planın güncelleme çalışmaları yaşanan süreçler nedeniyle gecikti”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da yaptığı konuşmada kentin değerlerine sahip çıkmada katılımcılığın, şeffaflığın ve seçilmiş yerel iradenin rolüne dikkat çekti: Bölge ile ilgili 2016 sonrasında yaşanan süreç nedeniyle söz konusu alan yönetim planının günceleme çalışmalarında geç kalındığını ifade eden Serra Bucak, “2016’da hem atanan kayyımlar hem de yaşanan çatışmalı süreç sonrasında Suriçi tamamen yetkisizleştirilmiş, Alan Yönetim Başkanlığı Diyarbakır Büyükşehir Belediyemizin elinden alınmış, dolayısıyla Alan Yönetim Başkanlığı’nın aslında kime verileceği de uzunca bir süre tayin edilememişti. Nihayetinde burası bir UNESCO miras alanı, biz ne diyoruz? Burası sadece Diyarbakır’ın, Amed’in, Mezopotamya’nın değeri değil. Burası aynı zamanda dünyanın değeridir. Ama ne yazık ki gelin görün ki UNESCO’nun devletlerle kurmuş olduğu münasebet, devletlerle kurmuş olduğu ilişki, o ilişkinin katılığı, o ilişkinin yatay olmayışı ve detaylarda pek çok şeyi kaçırıyor oluşu bizi bugünlere getirdi. 2015’te bu alan yönetim planı yapılırken diyor ki ‘5 yıl sonra alan yönetim planı revize edilecek.’ Sen bunu Dünya Miras Listesi’ne aldın, artık dünyanın mirası ve oradaki yapılaşmalardan tutalım nehre kadar, Hevsel’e kadar yerel yönetimleri ve kurumları, Çevre Şehircilik İl Kültür Müdürlüğümüzü ilgilendiren her türlü konuda, her türlü meselede senin 5 yıl sonra bir güncel plan yapman lazım. Evet, bu güncel plan yapılamadı değerli arkadaşlar, sebebini herkes biliyor bu salonda. 2020’de o güncel planın yapılması gerekirdi. Bu yapılamadı. Seçilmiş yönetim, irade burada olmadığı için yapılamadı” diye konuştu.

‘Kentin iradesinin bu meseleye sahip çıkması önemli’

Göreve geldikten sonra başlattıkları çalışma takviminden bahseden Eşbaşkan Serra Bucak,  şöyle devam etti: “Buradan bir özeleştiri de veriyorum, bence planın hazırlanmasında geç kalındı. 2024’ün sonlarına doğru bu sürece başlayabilirdik ama gelinen aşamada bu yılın mayıs ayında süreçlerimizi bitirdik. Haziran ayında alanda hocamız ve ekipleri çalışmaya başladılar ve bugün burada sizlerin huzurunda, karşısında bu sunumu yapmak için bir araya geldik. Biz bu kentin bütün bileşenleri olarak, yerel yönetimleri olarak bu alana sahip çıkamadık. Bu 2015 sonrası süren mevzuya sahip çıkamadık. Sahip çıkamamış olmamızın pek çok sebebi var, pek çok gerekçesi var ama gerekçeler çoğalınca, sıralanınca o gerekçelerin içinden çıkmak da hayli zorlaşıyor. Biz bir dönem bunun da zorluğunu yaşadık. Ama yine de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak bu meselede elimizi taşın altına koymak gerektiğinin farkındaydık ve bu çalışmayı başlattık. Bu çalışmayla bu süreç elbette bitmeyecek. Asıl yazılan, çizilen, ortaya çıkan alan yönetim planının da ötesinde bu kentin iradesinin, tüm kurumlarının katılımcı bir şekilde bu meseleye sahip çıkması önemli olacak. Raporda yazılanlar, raporun sonuçları, alan yönetiminin ne kadar tahrip olduğu meselesinden öte bu saatten sonra kim nerede rol alacak, kimler nasıl sahip çıkacak, yerel yönetimler oradaki yapılaşmaya nasıl müdahale edecek? Bu denetimleri nasıl yürütecek ve aynı zamanda devletin kurumlarıyla yapmış olduğu diplomasiyi nasıl bir yere taşıyacak? Bence en önemli nokta budur.”

‘Dünya mirasımızı korumak için eylem planına ihtiyaç var’

Alanın korunmasına yönelik hazırlanan eylem planı için yerel yönetimler ile bakanlıklar arasında yürütülecek görüşmelerin önemine değinen Serra Bucak, “Şimdi bizim gerçekten önümüzde çok ciddi bir eylem planı bulunmak zorunda. Başta yerel yönetimler ve bu kentteki tüm bileşenler, tüm sahip çıkanlar… Bu raporu evet aldık, okuduk, tahribatlar büyük. Nasıl geriye döndüreceğiz, nasıl eski haline getireceğiz yahut eski halinden daha farklı bir noktaya nasıl taşıyacağız noktasında herkese çok büyük sorumluluk düşüyor. Bize devletin bütün kurumlarıyla ve bakanlıklarla çok ciddi bir diplomasi sorumluluğu düşüyor. Kültür Turizm Bakanlığı’mızdan Çevre Şehircilik Bakanlığı’mıza kadar bu meselede gerçekten hiç kimsenin gözünü kapatmadığı, hiç kimsenin mış gibi yapmadığı, hiç kimsenin ‘2018-2019’da verilmiş olan ruhsatlar var, yapılar var’ demeksizin gerçekten bu alana sahip çıkacak mıyız, bu alana sahip çıkmanın kriterleri nelerdir ve o kriterleri yerine getirmek için nasıl bir yerel ve artık ulusal iradeyi hep birlikte ortaya koyacağız diye bir soruyla karşı karşıyayız. Çok önemli bir soru. Cevabını hepimizin bildiği bir soru. İşin esprisi de burada. Bu kentte hakikatli bir iş birliğine, bu alanı korumak için, dünya mirasımızı korumak için, bu alandaki tahribatlara artık dur demek için gerçekten bir eylem planına, bir aksiyona, bir meseleye dönüştürmemizin zamanı çoktan geldi, geçiyor” dedi.

Nizamoğlu güncelleme sürecini anlattı

Toplantıda Şehir Plancısı Serdar Nizamoğlu, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı Alan Yönetim Planı revizyon sürecine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Nizamoğlu, hazırlanan çalışmanın 2026–2031 dönemini kapsayacağını; Suriçi başta olmak üzere yönetim alanındaki mekânsal değişimlerin analiz edilmesi, kültürel mirasın korunma durumunun değerlendirilmesi ve güncellenebilir bir dijital veri tabanı oluşturulmasının planlandığını aktardı. Çalışmada ayrıca son yıllarda meydana gelen değişimlerin ortaya çıkarılması ve alanın kimlik değerlerinin korunmasına yönelik iyileştirme stratejilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Sunumda, planın yalnızca mekânsal veriler üzerinden oluşturulmayacağı; sosyal ve ekonomik yapının da araştırılacağı, alanın paydaşlarının belirleneceği ve bir paydaş katılım stratejisi geliştirileceği aktarıldı. Bu kapsamda yüz yüze görüşmeler, odak grup toplantıları ve farklı katılım yöntemleriyle yerel paydaşların görüşlerinin planlama sürecine dahil edilmesi öngörülüyor.

Planlama sürecinin ilerleyen aşamalarında ise sürdürülebilir ziyaretçi ve risk yönetimi politikalarının oluşturulması, mekânsal verilerin GIS ortamına aktarılması, yönetişim ve paydaş katılım modelinin geliştirilmesi ve Alan Yönetim Planı Konferansı aracılığıyla amaç, hedef ve eylemlerin katılımcı biçimde ele alınarak çok yıllı bir eylem planına dönüştürülmesi planlanıyor.

Güncelleme süreci katılımcı çalışmalarla devam edecek

Toplantının devamında katılımcılar, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’nın mevcut durumu, korunması, yönetimi ve Alan Yönetim Planı güncelleme sürecine ilişkin görüş, öneri ve değerlendirmelerini paylaştı.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...